Makale Dizini

5.1.3. Klasik ve moleküler yaklaşımların karşılaştırılması

Mikroorganizmaların genetik modifikasyon metodolojisi ile ilgili "klasik" ve "moleküler" terimleri, zaten belirtildiği gibi, genetik değişkenliğin artırılması ile ilgilidir. Bu etki, spontan veya mutajenle başlatılmış değişim, hibridizasyon ya da gen transferi ile klasik yöntemler kullanılarak elde edilmektedir. Bu yöntemler, gen değişiklikleri için moleküler yöntemlerle karşılaştırıldığında doğru değildir ve herhangi bir şeye yönelik değildir ve daha az etkilidir. Ama DNA değişiklikleri ve gen transferine neden olan klasik ya da moleküler tekniklerle mikroorganizmaların genetik modifikasyonları arasında kavramsal olarak hiçbir ayrım olmadığına hiç şüphe yoktur.

Şekil 1, mikroorganizmaların genetik modifikasyonunu ve çevreye girmeleri için yolları göstermektedir. Burada; laboratuvarda, alanda ya da büyük ölçekli ortam girişlerinde değerlendirme aşamalarında klasik ya da moleküler ıslah yöntemlerinin uygulanıp uygulanmaması noktasında her iki yöntem de bütünleşmiştir.

Şekil 1:

LO3 1 TR

Bu kavramı karakterize eden temel biyolojik ilkeler, 'Saha Testi Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar: Karar Çerçevesi (1989)' raporunda açıklanmıştır:

  • Ortama girmesi konusunda karar vermek için birincil odak noktası, sürecin kendisi ile değil, genetik modifikasyon ve seçim ile elde edilen üründür.
  • Ürünün nitelendirilmesinde, kullanılan süreçle ilgili bilgiye ihtiyaç duyulmaktadır. Ama sürecin doğası, ürünün az ya da çok denetlenip denetlenmemesine karar vermek için yeterli bir kriter değildir.
  • Moleküler ya da klasik yöntemlerle değiştirilmiş mikroorganizmaların tepkileri, aynı fiziksel ve biyolojik yasalara dayanmaktadır. Klasik değişikliklerin ürünleri hakkındaki bilgi birikimi; göreceli güvenlik ve risk değerlendirmesi açısından moleküler tekniklerin uygulanması ile elde edilen bir ürün üzerinde uygulanabilir.

backnext

Dahili Ağ